Denizolgun’un ölümü şüpheli bulundu: Alihan Kuriş hakkında “cinayet” soruşturması
Süleymancıların eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturma genişletildi. Mezarı açılan Denizolgun’un ölümünün “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak kayda geçtiği rapor yeniden incelemeye alındı.
Atlas Newsdesk ·

Süleymancıların lideri Alihan Kuriş'in tutuklanmasıyla devam eden süreçte, cemaatin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında geçen hafta mezarı açılan Denizolgun’un, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından 17 Ekim 2016’da hazırlanan ve ölüm nedenini “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak belirleyen raporu yeniden incelemeye alındı.
Söz konusu raporda imzası bulunan doktorlar hakkında soruşturma yürütüldüğü öğrenilirken, hakkında şikayet bulunan Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında da “öldürme” suçundan soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Başsavcılığın 24 Şubat, 1 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerinde otopsi video kaydının gönderilmesi için Adli Tıp Kurumuna yazı gönderdiği, bu yazılara “böyle bir kayıt yoktur” yanıtı verildiği aktarıldı. Ancak 18 Ağustos 2026’da söz konusu kaydın bulunduğunun bildirilmesi üzerine, kaydın bulunmadığı yönünde yanıt veren Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Otopsi görüntüleri yeniden incelendi
NTV'nin haberine göre, söz konusu otopsi görüntüleri yeniden incelemeye alındı. Denizolgun’un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında, sağ meme altından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4x6, 3x5, 2x4 ve 1x2 santimetre boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan bulunduğu belirtildi.
Raporda, lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki konumları dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basarken ağız ve burnu yastıkla kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki ölüm mekanizmasının mümkün olabileceği değerlendirildi.
Mevcut bulgular ile otopsi sırasında ileri derecede çürüme bulunması dikkate alındığında, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı kaydedildi.
2016 tarihli raporda adli tıbbi eksiklik tespiti
Raporda, 2016 yılında hazırlanan otopsi raporunda ölümün “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” şeklinde değerlendirildiği hatırlatıldı.
Buna karşın mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulamadığı ve bu nedenle adli tıbbi eksiklik bulunduğu ifade edildi.
Alihan Kuriş hakkında “öldürme” suçundan soruşturma
25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda Denizolgun’un ölümünün şüpheli bulunmasının ardından soruşturmanın kapsamı genişletildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi görüntülerinin yeniden incelendiğini ve bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli” olarak değerlendirildiğini açıkladı. Başsavcılık, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturmanın “Cinayet” suçlamasıyla sürdüğünü bildirdi.
Adli Tıp raporuna ilişkin soruşturma
Başsavcılığın açıklamasına göre, “Beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” raporunda imzası bulunan doktorlar ile daha önce “Otopsi video kaydı yok.”, daha sonra ise “Kayıt vardır.” şeklinde ifade veren Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da “Resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldı.
Soruşturmanın bir diğer başlığını ise otopsi görüntülerinin bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu ile yapılan yazışmalar oluşturuyor.
Başsavcılığın farklı tarihlerde yaptığı taleplere önce kayıt bulunmadığı yönünde yanıt verildiği, daha sonra ise görüntülerin mevcut olduğunun bildirilerek dosyaya gönderildiği aktarıldı.
Bu süreçle bağlantılı bazı görevliler hakkında “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla inceleme yürütülürken, fethi kabir sonuçları, HTS kayıtları, ilk müdahaleye ilişkin polis kayıtları ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaların da soruşturma kapsamında değerlendirileceği belirtildi.